Moskova’ya inen ABD’li iki üst düzey isim, Avrupa kıtasının doğusunda yıllardır süren çatışmayı sona erdirmek için masaya yeni bir plan koyuyor. Planın ana hatlarına göre, taraflar arasında tartışmalı bir bölge tampon alan haline getirilecek ve orduların ana hatlardan geri çekilmesi sağlanacak. Bu kapsamda iki ordunun cephe hattından yaklaşık 30’ar kilometre geriye çekilmesi ve belirli bir bölgenin güvenlikli bir kuşak olarak düzenlenmesi öngörülüyor. Önerinin, ateşkesin kalıcılığını garanti altına almak için uluslararası gözlemcilerin bölgede sürekli bulunmasını da içerdiği; bu sayede taraflar arasındaki güven bunalımının aşılmasının hedeflendiği belirtiliyor. Planın devreye girmesi halinde, bölgedeki enerji hatlarının ve ticaret yollarının yeniden açılmasının da önünün açılacağı ifade ediliyor.
ABD Başkanı, bu kritik görev için iki yakın ismini seçti ve onları uğurlarken yaptığı açıklamada, beraberlerinde savaşı sona erdirecek kapsamlı bir öneri paketi taşıdıklarını söylüyor. Başkan, elçilerinin daha önce de başarılı işlere imza attığını ve bu kez de sonuç alabileceklerine dair güçlü bir inanç taşıdığını ifade ediyor. Heyetin sıradaki durağının ise çatışmanın diğer tarafı olduğu, Kiev’e geçiş yapacağı bilgisi paylaşılıyor. Bu ziyaretin, çatışmanın yoğunluğunun arttığı bir evrede gerçekleşmesi ise dikkatlerden kaçmıyor. Özellikle son haftalarda cephe hattındaki çatışmaların şiddetinin artması, diplomasi trafiğinin de aynı oranda hızlanmasına neden oluyor. Taraflar arasında doğrudan iletişim kanallarının uzun süredir kapalı olması, bu yeni teması daha da anlamlı kılıyor. Zira sahadaki durumun her geçen gün daha karmaşık bir hal aldığı, her iki tarafın da yeni cepheler açma ihtimalinin masada olduğu konuşuluyor.
Heyetin Moskova’ya inişiyle birlikte diplomatik trafik de hız kazanıyor. Öğle saatlerinde havalimanının özel bölümüne inen konukları, Rusya Devlet Başkanı’nın özel temsilcisi karşılıyor. Karşılama komitesinin ardından üç isim aynı araçta şehir merkezine doğru yola çıkıyor. Bu birliktelik, görüşme öncesinde tarafların son bir durum değerlendirmesi yaptığı şeklinde yorumlanıyor. Rus yetkilinin sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, gelen heyet için “Barışın elçileri” ifadesini kullanması da sürecin atmosferine dair önemli bir ipucu veriyor. Diplomasi çevreleri, bu sıcak karşılamanın Moskova’nın müzakere masasına geri dönmeye istekli olduğunun bir işareti olarak değerlendiriyor. Ancak aynı çevreler, Rusya’nın geçmişte benzer görüşmelerde masadan kalkarak süreci tıkamayı tercih ettiğini de hatırlatıyor ve temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.
Ancak kortejin rotası beklenmedik bir şekilde değişiyor ve doğrudan zirvenin yapılacağı yer yerine ABD Büyükelçiliği’ne yöneliyor. Bu manevra, Rusya tarafının görüşmeyi kasıtlı olarak ilerleyen saatlere ertelemeyi tercih ettiği yönünde değerlendiriliyor. Elçilikte bekleyiş sürerken, Rusya Devlet Başkanı kentin kuruluş yıl dönümü etkinliğine katılıyor. Buradaki konuşmasında, yaşanan tüm zorlukların geçici olduğunu ve asıl kalıcı olanın ülkesi olduğunu dile getiriyor. Ayrıca, geçmişte ABD Başkanı ile yapılan ikili görüşmede mutabık kalınan temel prensipler çerçevesinde barış sürecini ele almaya hazır olduklarını açıklıyor. Rusya Devlet Başkanı’nın bu açıklamaları, elçilik binasında bekleyen ABD’li heyete dolaylı bir mesaj olarak okunuyor. Zira lider, görüşme öncesinde kamuoyuna verdiği bu demeçle, müzakeredeki önceliklerini de net bir şekilde ortaya koymuş oluyor. Bu durum, ABD’li müzakerecilerin elini zorlaştıran bir faktör olarak görülse de, sürecin devam etmesi açısından olumlu bir gelişme olarak kaydediliyor.
Zirve görüşmesi, akşam saatlerinde Kremlin’de başlıyor ve oldukça uzun sürüyor. Rusya Devlet Başkanı, görüşmenin başında ABD’li konuklarını ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ele alınacak konuların hiç de basit olmadığını ancak tüm seçenekleri masaya yatırmayı planladığını aktarıyor. Ayrıca ABD Başkanı’na en iyi dileklerini iletmelerini rica ediyor. Masada öncelikli olarak ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı bir barış anlaşmasına giden yol haritasının konuşulması bekleniyor. Görüşmenin hemen ardından heyetin, sürecin diğer ayağı olan Ukrayna’ya hareket ederek aynı teklifi oradaki yetkililere sunması bekleniyor. Kiev’deki yetkililerin, Moskova’da masaya konulan bu plana nasıl tepki vereceği ise sürecin geleceği açısından kritik bir öneme sahip.




