İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak erken genel seçimler öncesinde yayımlanan son kamuoyu yoklaması, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar blokunun muhalefetin gerisinde kaldığını ortaya koydu. Kanal 12’nin haberine dayandırılan ankete göre, aday listelerinin kesinleşmesinin ardından yapılan ölçümde Netanyahu bloku 120 sandalyeli Meclis’te 52 sandalyede kalıyor. Muhalefet ise 57 sandalyeye ulaşarak iktidar bloğunun 5 sandalye önüne geçmiş durumda. Anket sonuçlarına göre iki ana bloktan hiçbiri, hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşamıyor. Bu tablo, seçim öncesi dönemde siyasi belirsizliğin sürdüğünü ve hiçbir tarafın tek başına iktidar kuracak güce erişemediğini gösteriyor.
Yoklamada dikkat çeken sonuç, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar Partisi’nin 25 sandalye ile ilk sıraya yerleşmesi oldu. Netanyahu’nun Likud Partisi 21 sandalyeyle ikinci sırada kalırken, eski Başbakan Naftali Bennett’in Birlikte Partisi 13 sandalye kazanıyor. Yair Golan’ın Demokratlar Partisi 10, Avigdor Liberman’ın İsrail Evimiz Partisi ise 9 sandalye ile parlamentoya girmeye hazırlanıyor. Bu tablo, Likud’un uzun süredir koruduğu birinci parti konumunu yitirdiğini gösteriyor. Yashar’ın ilk sıraya yerleşmesi, seçmenin güvenlik ve yönetim deneyimine yönelik arayışını yansıtan bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Ultra Ortodoks Yahudilerin temsil edildiği partiler de Meclis’te yerini alıyor. Birleşik Tevrat Yahudiliği Partisi’nin 8, Aryeh Deri liderliğindeki Haredi Şas Partisi’nin 7 sandalye kazanacağı öngörülüyor. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Yahudi Gücü Partisi 6 sandalyede kalırken, aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in Dini Siyonizm partisi ile Ofer Winter’in Amcha Yisrael partisinin 5’er sandalye alacağı tahmin ediliyor. Bu partilerin toplamı, Netanyahu blokunun sandalye sayısını oluşturuyor. Blokun içindeki bu dağılım, ittifakın ağırlıklı olarak dini ve aşırı sağ partilere dayandığını, merkez seçmene hitap eden bir genişleme yaşanmadığını ortaya koyuyor.
Arap partilerinin toplam 11 sandalye kazanacağı hesaplanıyor. Bu sandalyelerden dördünün Mansur Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi’ne (RAAM) gitmesi beklenirken, geri kalan yedisinin Ortak Liste’ye ait olacağı öngörülüyor. Ancak Yahudi partilerinin liderlerinin büyük kısmı, hükümet kurmak için Arap milletvekilleriyle işbirliğini dışlıyor. Bu tutum, Netanyahu bloku dışındaki partilerin toplam 68 sandalyeye ulaşacağı öngörülmesine rağmen koalisyon kurma ihtimalini zorlaştırıyor. Yani matematik muhalefeti işaret etse de siyasi pratikte tablo karmaşıklaşıyor. Muhalefetin sayısal üstünlüğü, Arap partileriyle kurulacak bir ortaklığın siyaseten mümkün olup olmamasına bağlı hale geliyor.
Seçimlere toplam 38 parti aday listesi sunmuş durumda. Mevcut anketler, bu partilerden yaklaşık 13’ünün parlamentoya girebileceğini gösteriyor. Bu durum, İsrail siyasetindeki parçalanmış yapının seçim sonrasında da devam edeceğine işaret ediyor. Aday listelerinin kesinleşmesiyle birlikte partilerin kampanya sürecine hız verdiği bu dönemde, kamuoyu yoklamaları seçmen eğilimlerindeki dalgalanmayı yansıtıyor. Anket sonuçları, 27 Ekim’de sandık başına gidecek İsraillilerin tercihinin hükümet kurma denklemlerini nasıl şekillendireceğini göstermesi açısından izleniyor. Parti sayısının fazlalığı ve bloklar arasındaki dengenin hassasiyeti, seçim sonrası koalisyon görüşmelerinin uzun ve çetin geçebileceğine dair beklentileri güçlendiriyor.





