SON DAKİKA

EKONOMİ

Şimşek’ten enflasyonda savaş etkisi açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi gündemine dair değerlendirmelerini Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında paylaştı. Programın hazırlanmasında Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile bakanlığının ortak çalışma yürüttüğünü anlatan Şimşek, üç yıllık yol haritasının temel amacını fiyat istikrarı olarak tanımladı. Bakan, uyguladıkları politika çerçevesini üç yıldır koruduklarını, dezenflasyon sürecinin işlediğini ancak arzu edilen düzeye henüz ulaşmadığını ifade etti. Şimşek, dış faktörlerin de etkisine değinerek savaşın maliyeti üzerinde durdu. Söz konusu yayında Şimşek, hükümetin ekonomi politikasının ana eksenini oluşturan unsurları tek tek sıraladı ve bu unsurların birbirini destekleyecek biçimde kurgulandığını belirtti. Fiyat istikrarına giden yolun yalnızca para politikasıyla değil, maliye politikası ve yapısal reformlarla birlikte ele alındığını vurguladı. Bakan, piyasalarla kurulan iletişimin ve öngörülebilirliğin bu süreçte belirleyici olduğunu dile getirdi.

Şimşek, savaşın enflasyon üzerindeki etkisini somut biçimde aktardı. Bu yıl savaş baskısı yaşanmasaydı enflasyonun bugün en az 7 puan daha düşük seviyede olacağını dile getirdi. Savaşın etkisi ayrıştırıldığında yıl sonu enflasyonunun yüzde 20-22 bandına denk geleceğini söyledi. Mevcut tahminlerin yüzde 28,4 seviyesinde güncellendiğini hatırlatan Bakan, aradaki farkın büyük bölümünü savaş koşullarına bağladı. Bu tablonun yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel ölçekte de benzer baskıların görüldüğünü ima etti. Şimşek, savaşın yol açtığı maliyetin enerji, gıda ve lojistik kanalları üzerinden tüketici fiyatlarına yansıdığını anlattı. Bu aktarımın zaman içinde kademeli olarak gerçekleştiğini, dolayısıyla etkinin bir anda ortadan kalkmasının beklenemeyeceğini belirtti. Bakan, küresel koşulların normale dönmesi halinde dezenflasyonun ivme kazanacağını ifade etti.

Bakan, Orta Vadeli Program’ın bütçe tarafında olduğu kadar iş dünyası ve yatırım cephesinde de karşılık bulan bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Ona göre program iki ayrı kesim açısından okunmalı ve her iki kesimin beklentileri ayrı ayrı ele alınmalı. Hedeflerin bütçe ve politika çerçevesi üzerinden ele alındığını kaydetti. 2026 yılı için büyüme tahmininin yüzde 3,3’e çekildiğini, bütçe açığının GSYH’ye oranında yüzde 2,6 beklentisinin öne çıktığını aktardı. Şimşek, özel sektörün yatırım kararlarında öngörülebilirliği esas aldığını, bu nedenle programın iş dünyasına bir çerçeve sunduğunu söyledi. Hedeflerin tutmadığı yönündeki algıyı doğru bulmadığını söyleyen Şimşek, en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu vurguladı. Eşel mobil uygulaması nedeniyle ciddi gelirden feragat edilmesine karşın bütçe performansının hedefe yakın seyrettiğini anlattı. Bakan, gelir ve gider dengesinin korunmasında kararlı olduklarını, bunun programın güvenilirliği açısından kritik olduğunu ekledi.

Cari açık tarafında da değerlendirme yapan Şimşek, hedeflerinin sürdürülebilir bir açık olduğunu hatırlattı. Savaş gibi bir unsurun önceden hesaplanamayacağını, sapmaların bu nedenle ortaya çıktığını söyledi. En fazla sapmanın enflasyonda görüldüğünü, burada savaşın yanı sıra yapışkanlık ve ataletin de rol oynadığını belirtti. Buna rağmen program kapsamında birçok hedefin başarıldığını dile getirdi. Kur Korumalı Mevduat’tan çıkış ve rezervlerdeki iyileşmeyi örnek göstererek programın sonuç verdiğini savundu. Bakan, rezervlerdeki toparlanmanın dış finansman koşullarını da olumlu etkilediğini, bunun ekonomiye duyulan güveni yansıttığını söyledi.

Şimşek, yüksek enflasyon dönemlerinde sonraki yıllara taşınan oranların daha yüksek seyrettiğine dikkat çekti. Dezenflasyon, mali disiplin ve sürdürülebilir cari açık konusunda yön değişikliği olmadığını açıkça ifade etti. Tahminlerin koşullara göre değişebileceğini, kurumların yılda iki kez güncelleme yapabildiğini sözlerine ekledi. Bakanın mesajı, izlenen çizginin korunacağı ve fiyat istikrarının öncelikli hedef olmaya devam edeceği yönünde oldu.

İlgili Makaleler