SON DAKİKA

GÜNDEM

İsrail basınından Türkiye’nin bölgesel stratejisine çok kollu analiz

İsrail merkezli bir internet sitesinde yayımlanan kapsamlı analiz, Türkiye’nin Orta Doğu’daki son yıllara damga vuran hamlelerini tek bir çatı altında topladı. Tel Aviv merkezli Bizportal isimli platformda kaleme alınan yazı, Ankara’nın izlediği politikaları Akdeniz’den Kızıldeniz’e, Afrika Boynuzu’ndan Suriye ve Gazze’ye uzanan geniş bir coğrafyada bütüncül bir yaklaşımla değerlendirdi. Analizde, Türkiye’nin bu çok yönlü stratejisinin bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirdiği yorumuna yer verildi.

İncelemede öne çıkan başlıklardan biri, Mavi Vatan doktrini etrafında şekillenen deniz politikaları oldu. Yazara göre Ankara’nın temel hedefi, halihazırda güçlü konumda bulunan donanmasını daha da geliştirmek ve Akdeniz’deki nüfuz alanını genişletecek yeni ittifaklar kurmak. Bu adımların, Türkiye’nin denizlerdeki egemenliğini ve hareket kabiliyetini artıracağı savunuluyor. İsrail tarafının, Türkiye’nin bu alandaki her hamlesini yakından takip ettiği de analizde vurgulanan ayrıntılar arasında.

Yazının odaklandığı bir diğer kritik bölge ise Kuzey Afrika. Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz ve güvenlik anlaşmalarına dikkat çekilirken, Trablus’taki hükümete askeri danışmanlık, silah ve insansız hava aracı desteği sağlandığı belirtiliyor. Bu desteğin, Ankara’ya Kuzey Afrika’da sağlam bir stratejik üs kazandırdığı ifade ediliyor. Analizde yer alan ve “hayali deniz sınırı” olarak nitelendirilen tablo ise dikkat çekici: Bu hamlenin, Akdeniz’i doğudan batıya keserek İsrail ve diğer bazı ülkelerin olası enerji nakil hatlarını kesmeyi amaçlayan bir hat oluşturduğu iddia ediliyor.

Analizin mercek altına aldığı bir başka saha, Afrika Boynuzu ve Somali oldu. Türkiye’nin Somali’deki askeri varlığı, yerel ordunun eğitimine verdiği destek ve iki ülke arasında imzalanan deniz savunma mutabakatı, bölgesel güç mücadelesinin önemli unsurları olarak sıralanıyor. Ankara’nın Somali karasularının güvenliğine katkı sağlamasının, Kızıldeniz’in giriş noktalarında ve kritik deniz yollarında Türkiye’ye ciddi bir hareket alanı kazandırdığı kaydediliyor. Bu gelişmeler karşısında İsrail’in ise bağımsızlığını yeni ilan etmiş olan Somaliland ile ilişkilerini güçlendirmeye çalıştığı öne sürülüyor. Tel Aviv yönetiminin bu adımının, Türkiye’nin Kızıldeniz’deki deniz yolları üzerinde tam bir kontrol kurmasını engellemeye yönelik olduğu ifade ediliyor.

Türkiye’nin izlediği bu çok kollu stratejinin, Doğu Akdeniz’deki enerji denklemlerini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri haline geldiği yorumu yapılıyor. Libyalı yetkililerle kurulan yakın ilişkiler ve Türk askeri varlığının bu ülkede oluşturduğu caydırıcılık, bölgedeki diğer aktörlerin hesaplarını değiştiren bir etken olarak gösteriliyor. Analiz, Ankara’nın deniz yetki alanları konusundaki kararlı tutumunun, uluslararası enerji şirketlerinin ve devletlerin rotalarını yeniden gözden geçirmesine neden olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.

İlgili Makaleler