Ankara, 19-27 Eylül tarihleri arasında Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne beşinci kez ev sahipliği yapacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen etkinlik, başkentin tarihi ve kültürel dokusunu sanatın farklı disiplinleriyle buluşturacak. Festival, bu yıl 19’uncu durağında sanatseverlerle buluşuyor. Dokuz gün sürecek program boyunca kentin çeşitli noktaları canlı kültür-sanat duraklarına dönüşecek. Başkentliler ve şehre gelen misafirler, sergilerden söyleşilere uzanan geniş bir etkinlik ağına erişebilecek.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’nın farklı dönemlerden izler taşıyan zengin bir birikime sahip olduğunu söyledi. Ersoy, festivalle başkentin çok katmanlı mirasını sanatın gücüyle yeniden görünür kılmayı amaçladıklarını belirtti. Bakan, Ankara’da düzenlenen bu festivalin kentin kültürel yaşamına ciddi bir canlılık ve ivme kattığını dile getirdi. Açıklamasında kentin simge yapılarına da değinen Ersoy, Gordion Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki evrensel değerinden Ankara Kalesi’ne uzanan bir miras tablosu çizdi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden Augustus Tapınağı’na, Roma Hamamı’ndan Hamamönü’ne ve Cumhuriyet’in simge yapılarına kadar pek çok noktayı andı. Ersoy, bu büyük mirası yalnızca hatırlamak değil, Ankaralılarla, gençlerle, çocuklarla ve ziyaretçilerle birlikte yeniden keşfetmek istediklerini dile getirdi.
Festivalin mekân ağı, başkentin kültürel haritasını dokuz gün boyunca hareketlendirecek. CSO Ada Ankara, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Etnografya Müzesi ve Cumhuriyet Müzesi programın öne çıkan adresleri arasında. PTT Pul Müzesi, MTA Şehit Cuma Dağ Tabiat Tarihi Müzesi ve Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi de etkinliklere kapılarını açacak. Türk Hava Kurumu Müzesi, 15 Temmuz Demokrasi Müzesi ve Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi ziyaretçileri ağırlayacak. Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi ile kentin farklı kültür-sanat noktalarındaki programlar, festival boyunca şehrin dört bir yanına yayılacak. Böylece hem yerli hem yabancı konuklar, tek bir programla kentin farklı yüzlerini keşfetme imkânı bulacak.
Etkinlik takvimi, sanatın birçok dalından örnekleri başkentlilerin erişimine sunacak. Farklı disiplinlerden sanatçıların eserlerinin yer aldığı sergiler, festivalin görsel omurgasını oluşturacak. Bunun yanı sıra söyleşiler, paneller, müze gezileri ve atölyeler düzenlenecek. Bu içerikler, izleyiciyi yalnızca seyirci konumunda bırakmayıp sürece dahil etmeyi hedefliyor. Müze gezileri sayesinde katılımcılar, kentin tarihi katmanlarını rehberli biçimde okuma fırsatı yakalayacak. Atölyeler ise özellikle çocuklar ve gençler için uygulamalı bir öğrenme zemini sunacak. Program, kültürel mirası gündelik hayatın içine taşıyan bir yaklaşım izliyor.
Festivalin lezzet boyutu da başkentin mutfak kültürünü öne çıkaracak. Etkinlik kapsamında 50’den fazla lezzet noktası kurulacak. Ziyaretçiler, dokuz gün boyunca hem sanat programlarına katılabilecek hem de yerel tatları deneyimleyebilecek. Kültür, sanat ve lezzetin aynı takvimde buluşması, festivali ailece vakit geçirilebilecek bir etkinlik haline getiriyor. Kentin farklı noktalarına dağılan duraklar sayesinde katılımcılar, programı kendi güzergâhlarına göre planlayabilecek. Böylece hem şehir içi hareketlilik artacak hem de kültürel mekânlar günlük yaşamın parçası haline gelecek.





