Emtia piyasasında haftanın ilk işlem günü kıymetli metaller için satıcılı geçiyor. Yatırımcıların Fed’in bu hafta faiz artıracağına dair beklentileri güçlenirken, ons altın yüzde 1,5 değer kaybıyla 4 bin 284 dolara indi. Gümüşteki düşüş ise çok daha sert oldu; ons gümüş yüzde 3,3 gerileyerek 62,3 dolardan alıcı buldu. Platin yüzde 2,3 kayıpla 1757 dolara, paladyum yüzde 2,2 azalışla bin 274 dolara düştü. Baz metallerde de benzer bir tablo var: Libre bazında bakır yüzde 2,3 düşüşle 6,3 dolara, alüminyum yüzde 2 azalışla 1,48 dolara indi. Bu rakamlar, güvenli liman talebinin şu an için yerini satış baskısına bıraktığını gösteriyor.
Satış dalgasının arkasında birkaç gelişme aynı anda etkili oldu. Orta Doğu’da tırmanan gerilim, bölgede enerji fiyatlarını yüksek tutarak küresel enflasyon baskılarının sürmesine yol açtı. ABD’de açıklanan enflasyon verileri de fiyat baskılarının gücünü koruduğuna işaret etti. Bu tablo, Fed’e yönelik faiz artırım beklentilerini yukarı çekti. Yükselen tahvil faizleri ve dolara artan talep, emtia fiyatları üzerindeki baskıyı daha da ağırlaştırdı. Kıymetli metaller, faiz artışı dönemlerinde genellikle getirisiz kaldığı için tahvil ve dolara karşı dezavantajlı konuma geçiyor.
Piyasaların merakla beklediği Fed toplantısı bu hafta yapılacak. İstihdam cephesinden gelen sağlam göstergeler, yukarı yönlü seyreden fiyat beklentileri ve Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadelede geri adım atmayacağı yönündeki açıklamaları, para piyasalarındaki fiyatlamayı tersine çevirdi. Buna göre merkez bankasının bu hafta faiz artırma olasılığı yüzde 88’e çıktı. Böyle bir adım, doları daha da güçlendirerek kıymetli metaller üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırabilir. Tahvil faizlerindeki yükseliş eğilimi de aynı yönde çalışıyor.
Teknoloji tarafındaki bir gelişme de fiyatlamaları etkiledi. Yapay zeka şirketlerinin teknoloji geliştirme hızını yavaşlatacağına dair endişeler gündeme geldi. Bu endişe, sanayi metallerine olan talebin azalabileceği yönündeki beklentileri besliyor. Bakır ve alüminyum gibi baz metallerdeki düşüşün kıymetli metallere kıyasla daha sınırlı kalması dikkat çekse de genel eğilim aşağı yönlü. Yatırımcılar, resesyon kaygısıyla sanayi metallerinden uzaklaşırken güvenli liman arayışında da mesafeli duruyor.
Bu tablo, portföyünde altın veya gümüş bulunduran bireysel yatırımcıyı doğrudan etkiliyor. Dolar mevduatı ya da tahvil getirisinin cazip hale gelmesi, kıymetli metal tutmanın fırsat maliyetini yükseltiyor. Fed’in faiz kararı sonrası açıklanacak mesajlar, dolar endeksi ve tahvil faizlerinin seyri üzerinden metal fiyatlarının yönünü belirleyecek. Kısa vadede dalgalanmanın sürmesi muhtemel; bu nedenle yatırımcıların pozisyonlarını Fed toplantısı öncesi gözden geçirmesi gündemde.





