Kastamonu’da yürütülen arazi çalışmaları sırasında, bilim dünyası için henüz tanımlanmamış bir akar türü tespit edildi. Kastamonu Üniversitesi Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Cihan Cılbırcıoğlu, Daday ilçesindeki tarihi Paflagonya Kaya Mezarı çevresinde örnekler topladı. Bu örnekler, laboratuvar ortamında ayrıntılı taksonomik incelemelere tabi tutuldu. Rusya Bilimler Akademisi ile ortak yürütülen analizler neticesinde, incelenen örneklerin yeni bir türe ait olduğu doğrulandı. Söz konusu tür, uluslararası zoolojik adlandırma kuralları çerçevesinde “Kunstidamaeus Oaphlagonicus sp. nov.” adıyla bilim literatürüne girdi. Böylece Kastamonu’nun da içinde bulunduğu antik Paflagonya bölgesinin adı, uluslararası literatürde bu türün bilimsel ismiyle yer aldı.
Keşfe ilişkin bilimsel makale, akaroloji alanının hakemli dergilerinden Systematic&Applied Acarology’nin Mayıs 2026 sayısında yayımlandı. Çalışmayı Cılbırcıoğlu ile Rusya Bilimler Akademisi araştırmacılarından Dr. Vasily Kolesnikov birlikte yürüttü. Mikrobiyoloji alanında çalıştığını belirten Cılbırcıoğlu, Kastamonu’nun tarım ve hayvancılık kenti olmasının yanı sıra doğa örtüsü ve zenginliğiyle öne çıktığını anlattı. Özellikle orman alanlarında çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Cılbırcıoğlu, biyoçeşitlilik üzerine yoğunlaştığını ve mikroorganizmalarla akarları incelediğini söyledi. Cılbırcıoğlu, bu kapsamda yürüttüğü saha çalışmalarında farklı lokasyonlardan örnekler topladığını, laboratuvar aşamasında ise morfolojik ve moleküler yöntemlerle incelemeler yaptığını ifade etti. Elde edilen verilerin uluslararası kurumlarla paylaşıldığını ve ortak değerlendirmeler sonucunda türün bilim dünyasına kazandırıldığını aktardı.
Cılbırcıoğlu, ülkelerin yalnızca yemekleri ya da tarımsal ürünlerinin değil, sahip olduğu canlı türlerinin de kayıt altına alınmasının milli bir değer taşıdığını vurguladı. Bu alanda yaklaşık 12-13 yıldır çalıştığını aktaran Cılbırcıoğlu, buldukları akar türlerini ulusal ve uluslararası düzeyde kayda geçirdiklerini belirtti. Cılbırcıoğlu, bu süreçte ülke genelinde farklı habitatlarda örnekleme yaptıklarını, elde edilen bulguların hem ulusal hem de uluslararası veri tabanlarına işlendiğini dile getirdi. Böylece Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin belgelenmesine katkı sağlandığını ifade etti.
Tespit edilen tür hakkında bilgi veren Cılbırcıoğlu, bunun bir bitki zararlısı olduğunu ancak kenelerle akraba bir grup içinde yer aldığını ifade etti. Örnekleri arazide yaptığı çalışmalarla topladığını, teşhisini kendisinin gerçekleştirdiğini anlatan Cılbırcıoğlu, yeryüzünde daha önce bulunmayan bu türü milli olarak tescil ettiklerini ve adını verdiklerini söyledi. Akarların örümceklilerden gelen küçük kene grubu olduğunu, kenelerin de aynı grupta bulunduğunu ekledi. Bu canlı grubunun tarımsal üretim açısından önemine değinen Cılbırcıoğlu, zararlı türlerin doğru tanımlanmasının mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi bakımından kritik olduğunu belirtti. Yeni türün ekolojik rolünün anlaşılması için ilerleyen dönemlerde daha kapsamlı çalışmalar planlandığını sözlerine ekledi.
Cılbırcıoğlu, yeni türün keşfi kapsamında uluslararası ortaklıklarla çalıştıklarını, Rusya Bilimler Akademisi’nden akademisyenlerin yanı sıra Gürcistan ve Amerika’dan araştırmacılarla da iş birliği yaptıklarını dile getirdi. Bu ortak çalışmaların, Kastamonu’nun doğal zenginliğinin dünya çapında tanıtılmasına katkı sağladığını ifade etti. Uluslararası iş birliklerinin, farklı ülkelerdeki uzmanların bilgi ve deneyimlerini bir araya getirdiğini belirten Cılbırcıoğlu, bu tür ortaklıkların bilimsel üretkenliği artırdığını ve ülkemizin biyoçeşitlilik envanterine önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Keşfedilen türün, bölgenin doğa tarihine ışık tutacak nitelikte olduğunu da sözlerine ekledi.





