Yeni asgari ücret pazarlığı aralık ayında başlıyor. Milyonlarca çalışanın merakla beklediği 2027 zammı için ilk hesaplar şimdiden şekillendi. Hükümetin Orta Vadeli Program’da açıkladığı yıl sonu enflasyon tahmini, masaya gelecek rakamların en güçlü adaylarından biri olarak dikkat çekiyor. Bu tahmin üzerinden yapılan hesaplama, net ücrette 36 bin lira seviyesine işaret ediyor. Ancak yıl boyunca biriken alım gücü kaybı, pazarlığın seyrini değiştirebilecek en önemli başlık olarak duruyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği, hem çalışan kesimin beklentilerini hem de işveren tarafının maliyet hesaplarını yakından ilgilendiriyor.
Şu an geçerli olan net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş. Orta Vadeli Program’da yıl sonu için öngörülen yüzde 28,4’lük enflasyon oranı bu tutara doğrudan yansıtılırsa, yeni net asgari ücret 36 bin 48 lira 94 kuruşa çıkıyor. Bu senaryoda çalışanın eline aylık 7 bin 973 lira fazla geçmiş olacak. Hesaplama yalnızca enflasyon tahmininin doğrudan ücrete eklenmesi durumunda geçerli. Nihai rakamı, yıl sonunda toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirleyecek. Komisyonun kararı, hükümet, işçi ve işveren temsilcilerinin ortak görüşmeleri sonucunda netleşecek.
Masada tek senaryo bu değil. Pazarlıkta yüzde 21’lik 2027 hedef enflasyonu baz alınırsa, net asgari ücret 33 bin 971 lira seviyesinde kalıyor. Bu iki rakam arasındaki fark, işçi tarafının hangi oranı referans alacağı sorusunu da beraberinde getiriyor. Çalışan temsilcilerinin yalnızca yıl sonu enflasyonunu değil, yıl içinde kaybedilen satın alma gücünü de gündeme taşıması bekleniyor. Bu nedenle OVP kaynaklı rakamın üzerinde bir artış talebi gündeme gelebilir. İşveren tarafı ise artışın istihdam üzerindeki etkilerini ve maliyet baskısını dile getirebilir. Bu durum, pazarlığın yalnızca bir oran tartışması olmadığını, aynı zamanda denge arayışını da içerdiğini gösteriyor.
Yılın ilk sekiz ayına ilişkin veriler, pazarlığın gerekçesini ortaya koyuyor. TÜİK’e göre ağustos itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 31,51 oldu. Yılbaşından bu yana fiyat artışı ise yüzde 22,07 olarak kaydedildi. DİSK-AR’ın hesabına göre mevcut asgari ücret, bu sekiz aylık dönemde enflasyon karşısında 6 bin 196 lira değer yitirdi. Yani çalışan, yılın henüz üçte ikisini geride bırakırken maaşından önemli bir tutarı kaybetmiş durumda. Bu kayıp, pazarlık masasında telafi taleplerinin güçlenmesine yol açabilir.
Dar gelirli hanelerin bütçesindeki ağırlığı yüksek kalemlerde fiyat artışları genel enflasyonun üzerinde seyrediyor. Gıda, konut ve ulaşım harcamalarındaki yükseliş, asgari ücretlinin alım gücünü ayrıca zorluyor. Bu tablo, komisyon görüşmelerinde yalnızca enflasyon oranının değil, zorunlu harcama kalemlerindeki artışın da tartışılmasına yol açabilir. İşçi tarafının, temel ihtiyaçlardaki fiyat hareketlerini ayrı bir başlık olarak masaya getirmesi bekleniyor. Bu durumda ortaya çıkacak zam oranı, yalnızca OVP hesabıyla sınırlı kalmayabilir. Nihai karar, yıl sonunda yapılacak toplantıların ardından kamuoyuna açıklanacak.





